Gebe kadınların yaklaşık % 1 inde görülür

Gebelikte entegre test (entegre tarama testi) iki testin ardışık yapılması ile uygulanır.
1) 11-14 haftalar arasında anne kanında PAPP-A ölçümü ve bebeğin ense kalınlığı (NT) ölçümü yapılır. Bu ölçümlere göre bir risk belirlenmez, sadece daha sonra yapılacak olan test beklenir.
2) 16-20 haftalar arasında dörtlü test yapılır ve birinci maddede belirtilen ölçümler ile entegre edilerek risk sonucu belirlenir.

Testte yukarıda anlatıldığı gibi NT ölçümü yapılarak sonuç belirlenirse buna tam entegre test (full integrated test) denir. Ultrasonla NT ölçümü yapılmadan sadece PAPP-A ve dörtlü test ölçümleri hesaplanarak test yapılırsa buna serum entegre test (serum integrated test) denir.

Hamilelikte entegre test Down sendromlu gebelikleri tespit etme başarısı en yüksek, en güvenilir testtir. Down sendromlu bebeklerin %92’si tam entegre test ile belirlenebilir. Serum entegre testte bu oran %89’dur.

Entegre test sonucuna göre bebekte Down sendromu (trizomi 21) ve Edwards sendromu (trizomi 18) riski belirlenir. Sonucun yüksek riskli çıkması durumunda bebekte hastalık riski vardır ancak bebek tamamen normal de olabilir bu nedenle kesin netice için amniosentez yapılması gerekir. Bu test ile AFP ölçümü yapıdığı için bebekte nöral tüp defekti riski de belirlenebilir.

Basamaklı Tarama Testi (Sequential Screening Test): 11-14 hafta arsında NT ve PAPP-A veya NT, PAPP-A ve B-HCG bakılır. Sonuçta Down sendromu riski çıkanlara amniosentez önerilir. Down sendromu riski normal çıkanlara 16-20 hafta arasında dörtlü test yapılarak yukarıdaki gibi entegre test sonucu belirlenir.

Şartlı Tarama Testi (Contingent screening test): Burada basamaklı tarama testten farklı olarak riski düşük olan hastalara başka test yapılmamaktadır. Basamaklı tarama testinde olduğu gibi riski yüksek olan gruba amniosentez önerilir. Sonucu orta riskli çıkan gebelere ise 16-20 hafta arasında dörtlü test yapılır.

Acil hastaneye yatırılmalı,

Hastada enfeksiyon bulgularının olmaması ile birlikte idrarda aktif çoğalan bakterilerin olması şeklinde tanımlanır. Orta akım idrar kültüründe 100bin koloniden fazla bakteri üremesi ile taşhis konur. ASB düşük doğum ağırlığı ve erken doğum ile ilişkilidir. ASB prevalansı gebelikte %5-7 civarında değişir. Tedavi edilmez ise ASB gebelerin yaklaşık %30 unda akut pyelonefrite ilerleyebilir. ASB nin uygun antibiyotiklerle tedavi edilmesi halinde bu oran % 3 e düşer. Tüm kadınlara ilk muayenede idrarda bakteri taraması yapılmalıdır. Enfeksiyonların %80’inden E.coli sorumludur.

Akut Sistit:
Gebe kadınların yaklaşık % 1 inde görülür. Sistit tanısı idrar sıklığında artış, dayanılmaz idrar yapma isteği, idrar yaparken ağrı, kanlı idrar, mesane üstünde ağrı belirtilerine dayanır. Akut sistit bakteriolojisi asemptomatik bakteriüri ile aynıdır ve benzer tedavi önerilir. Akut sistit asemptomatik bakteriüri ve pyelonefritin aksine preterm eylem riski ile direkt ilişkili değildir.

Akut Pyelonefrit:
Tüm gebeliklerin % 2 sinde görülür. Major bulguları yüksek ateş, yan ağrısı, mide bulantısı ve kusmadır. Sık idrara çıkma, ani idrar yapma isteği ve idrar yaparken ağrı mevcut olabilir. Erken doğum ve erken membran rüptürü riski artabilir. Gebe açısından da olumsuz sonuçları mevcuttur. Örneğin bakteriemi, sepsis, erişkin respiratuar distres sendromu ve hemolitik anemi sayılabilir. Bu komplikasyonlar muhtemelen bakterial endotoksinlere karşı artmış hassasiyet nedeni ile gebelerde görülebilir ve hayatı tehdit edebilir. Enfeksiyonların %80’inden E.coli sorumludur.

Tedavi:Acil hastaneye yatırılmalı, intravenöz (damardan) sıvı tedavisi, ateş düşürücü kullanımı ve geniş spektrumlu antibiotik damar içinden verilerek kullanılmalıdır. Antibiotik tedavisine hasta enaz 48 saat ateşsiz bir dönem geçirene kadar devam edilmelidir. Antibiotik tedavisi idrar kültürü duyarlılık sonuçlarına göre gerektiği kadar devam ettirilmelidir. Uygun tedaviye rağmen 72 saat sonra bulgularda değişiklik yoksa antibiotik duyarlılık test sonuçları ve uygulanan doz tekrar gözden geçirilmeli ve anatomik anomalilerin tesbiti için böbrek ultrasonografisi yapılmalıdır. Akut pyelonefritin çözülmesi sonrası hasta toplam 2 hafta daha antibiotiğe devam etmelidir ve gebeliğin devamında da baskılayıcı tedavi devam etmelidir. Tekrarlama oranı yaklaşık %20 dir.

Brucella bakterileri karaciğer,

Gebelikte böbrek ebatlarında hafif bir büyüme tespit edilir. Ancak daha büyük değişiklikler böbreğin süzme hızında ve kanlanma miktarında artışlardır. Bu değişimler gebenin pozisyonuna göre de değişebilir. Gebelikte böbreklerden besinlerin geri emilimi azalır, kayıplar ortaya çıkar. Az miktarda protein kaybı da son dönemde saptanabilir. Zor doğumlardan sonra idrarda kanama da görülebilir.

Sol tarafta barsağın rahmi sağa itmesiyle daha çok sağ idrar yoluna olan bası sonucu sağda daha çok ama heriki böbrekte de genişleme görülür ve idrar da daha çok bekler ve enfeksiyonlara yatkınlık artar. İdrar yolu enfeksiyonları gebelikte daha sıktır. Özgeçmişinde tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu veya pyelonefrit öyküsü bulunan hastalar için, gebelik tesbit edilir edilmez baskılayıcı tedavi başlanabilir.

Gebelikte görülen idrar yolu enfeksiyonunu üç başlıkta inceleyebiliriz:
Asemptomatik Bakteriüri (ASB):
Hastada enfeksiyon bulgularının olmaması ile birlikte idrarda aktif çoğalan bakterilerin olması şeklinde tanımlanır. Orta akım idrar kültüründe 100bin koloniden fazla bakteri üremesi ile taşhis konur. ASB düşük doğum ağırlığı ve erken doğum ile ilişkilidir. ASB prevalansı gebelikte %5-7 civarında değişir. Tedavi edilmez ise ASB gebelerin yaklaşık %30 unda akut pyelonefrite ilerleyebilir. ASB nin uygun antibiyotiklerle tedavi edilmesi halinde bu oran % 3 e düşer. Tüm kadınlara ilk muayenede idrarda bakteri taraması yapılmalıdır. Enfeksiyonların %80’inden E.coli sorumludur.

Akut Sistit:
Gebe kadınların yaklaşık % 1 inde görülür. Sistit tanısı idrar sıklığında artış, dayanılmaz idrar yapma isteği, idrar yaparken ağrı, kanlı idrar, mesane üstünde ağrı belirtilerine dayanır. Akut sistit bakteriolojisi asemptomatik bakteriüri ile aynıdır ve benzer tedavi önerilir. Akut sistit asemptomatik bakteriüri ve pyelonefritin aksine preterm eylem riski ile direkt ilişkili değildir.

Akut Pyelonefrit:
Tüm gebeliklerin % 2 sinde görülür. Major bulguları yüksek ateş, yan ağrısı, mide bulantısı ve kusmadır. Sık idrara çıkma, ani idrar yapma isteği ve idrar yaparken ağrı mevcut olabilir. Erken doğum ve erken membran rüptürü riski artabilir. Gebe açısından da olumsuz sonuçları mevcuttur. Örneğin bakteriemi, sepsis, erişkin respiratuar distres sendromu ve hemolitik anemi sayılabilir. Bu komplikasyonlar muhtemelen bakterial endotoksinlere karşı artmış hassasiyet nedeni ile gebelerde görülebilir ve hayatı tehdit edebilir. Enfeksiyonların %80’inden E.coli sorumludur.

Tedavi:Acil hastaneye yatırılmalı, intravenöz (damardan) sıvı tedavisi, ateş düşürücü kullanımı ve geniş spektrumlu antibiotik damar içinden verilerek kullanılmalıdır. Antibiotik tedavisine hasta enaz 48 saat ateşsiz bir dönem geçirene kadar devam edilmelidir. Antibiotik tedavisi idrar kültürü duyarlılık sonuçlarına göre gerektiği kadar devam ettirilmelidir. Uygun tedaviye rağmen 72 saat sonra bulgularda değişiklik yoksa antibiotik duyarlılık test sonuçları ve uygulanan doz tekrar gözden geçirilmeli ve anatomik anomalilerin tesbiti için böbrek ultrasonografisi yapılmalıdır. Akut pyelonefritin çözülmesi sonrası hasta toplam 2 hafta daha antibiotiğe devam etmelidir ve gebeliğin devamında da baskılayıcı tedavi devam etmelidir. Tekrarlama oranı yaklaşık %20 dir.